logo

01 Şubat 2019

Tanrı Trump’ı istemiş!


Taha Akyol
t.akyol@gmail.com

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders katıldığı bir TV programında şöyle demiş:

“Tanrı, Trump’ın başkan olmasını istedi, orada olmasının sebebi budur.”

Hangi TV kanalı?.. Christian Broadcasting Network (CBN) televizyonu, yani Hıristiyan Yayın Şebekesi…

Sanıyorum Amerikalıların çoğunluğu bu söze inanmaz ama Evanjelikler inanır. Mistik bir köktendinci cemaat olan Evanjeliklere göre, İsa’nın gökten inerek dünyaya egemen olması için İsrail’in “Büyük Zafer”i kazanması gerekmektedir! Timothy Weber’in “Road to Armegeddon” adlı kitabında yazdığına göre 40-50 milyon Amerikalı bu inançta. Yüzde 80’i Trump’a oy veriyor.

Sanders’in sözlerinin bilimsel hiçbir anlamı yoksa da siyasi bir tabanı var.

Sarah adlı bu hanım “Trump, görevi boyunca dini inançları olan kişilerin önemsediği şeyleri destekleyen birçok başarılı işe imza attı” diye sözlerini sürdürmesi de siyasi istismar amacıyla konuştuğunu gösteriyor.

Trump’ın megalomanisi

Trump’ın kendisi inanıyor mudur? Bilmem fakat narsist ve megaloman kişiliği buna müsaittir.

Batı basında Trump’ın narsist ve megaloman kişiliği hakkında çok yayın var. Daha geçen mayısta Robert Reich “Amerikan dış politikasına Trump’ın megalomanisi yön veriyor” diye yazmıştı.

Trump’ın vahim Kudüs kararı hem Evanjelik inanışların hem kişisel megalomaninin bir dışavurumuydu, “hiçbir başkanın yapamadığını” yapmıştı!

Trump megalomanisiyle Venezuela sorununa burnunu sokmasaydı, Venezuela’yı asıl mahvedenlerin Chavez ve Maduro olduğu daha net görülecekti.

Trump Amerikan basınında “kabadayı” olarak da nitelenmektedir.

Amerika’da kuvvetler ayrılığı güçlü olduğu için kurumlar Trump’ı ülke içinde denetliyorlar ve dengeliyorlar ama dış politikada Trump dünya için önemli bir sorun haline gelmiştir: Güvenilmez, istikrarsız, dengesiz bir kabadayı…

Dünyanın her tarafında benzer popülist eğilimler güçleniyor. Hatta bilimsel düşüncenin kitleler üzerindeki etkisinde gerilime, “post truth” denilen siyasi hurafelerde tırmanma görülüyor. 1930’lar dünyasına benzeyen bu savrulmanın, er geç itibar kaybedeceğini, tekrar rasyonel politikalara ve hukuki değerlere dönüleceğini düşünüyorum.

İslam dünyası ve Türkiye

Fakat İslam ülkelerinin durumu bugün daha kötü olduğu gibi öngörülebilir bir gelecek için de ciddi ümit ışıkları gözükmüyor.

Türkiye’nin iki asra yakın modern hukuk ve bilim çabası, bu yünde kurumları vardır. Modern eğitimin temelini atan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi 1869, Yargıtay 1868 tarihli fermanlarla kurulmuştu.

Mühendishane daha öncedir; 1775.

Ama Türkiye’de bile Peygamber efendimizden mesaj almak gibi çeşitli mistik ifadelerin yaygınlaştığını, siyasette ise din istismarının arttığını görüyoruz.

Muhterem Hocamız Ali Bardakoğlu’nun çeşitli kitap, makale ve konuşmalarında belirttiği gibi “İslam dinini gizemli, esrarengiz bir din olarak sunanlar, asılsız kutsallıklar üretenler” hayli etkili oluyor. Siyasette ise particiliği “mahşerde berat” gibi sizlerle tanımlayanlar da az değil.

Diğer ciddi bir sorun otoriter siyasi kültürdür. Yönetenleri “Allah’ın yeryüzündeki gölgesi” saymış mutlak itaat geleneği…

Tarihçi Ahmet Yaşar Ocak hocamızın eserlerinde okuduğumuz gibi, dini ve felsefi düşünceyi siyasetin hizmetine koşan asırların devrettiği kültür…

Bilim ve hukuk

Bu gerçekler Tek Parti devrindeki yasakların isabetli olduğunu göstermez. Aksine, o yasaklar o dönemde İlahiyat Fakültesinde gelişmekte olan sağlıklı düşüncenin de topluma yansımasını engelledi.

Bizde Cevdet Paşa, Mahmud Esat Efendi, Şehbenderzade Hilmi ve İzmirli İsmail Hakkı gibi alimler varken sonraki nesiller Seyyid Kutup ve Mevdudi gibi siyasal İslamcıların peşine takılmışlardı.

Bugün savunulması ve yapılması gerekenler bellidir: Kaliteli eğitim, zihin açıcı akademik müfredat, bilimsel yarışta son yıllardaki yavaşlamayı yeniden dinamizme çevirecek bir bilimsel söylem ve ortam…

Otoriteleri kutsamak yerine, her düşünceyi itibarlardırmak…

Hukukun siyasetten üstün olduğunun bilincine varmak…

Bunları başaramadıkları için geri kalan Müslümanların, 21. Yüzyıldaki popülist küresel savurulmada başka çıkış yolları hiç yoktur.

(KARAR)

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
646 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...