logo

07 Kasım 2019

Irak ve Lübnan olayları sürüyor


Ahmet Varol
a.varol@gmail.com

Irak’ta Şii geleneklerine göre düzenlenen Erbain törenleri münasebetiyle ara verilen gösteriler, tören döneminin geçmesinden sonra yeniden başladı. Lübnan’da gösteriler karşısında fazla tahammül edemeyen Sa’d El-Hariri hükümetinin istifa etmesi sonrasında geçiş hükümeti kurulması için belli bir süre veren sivil hareket söz konusu sürenin geçmesinden sonra yeniden gösterileri ve eylemleri başlattı.

Bu iki ülkenin her ikisinde de İran’ın siyaset mekanizmasında önemli bir etkisi olduğu hatta bu ülkelerin İran’ın birer arka bahçesi haline geldikleri artık biliniyor. Ancak İran’ın çıkarları ve siyasi hesapları bu ülkelerdeki statükonun korunmasını gerektiriyor. Statükonun değişmesi durumunda İran’ın etkisinin de zayıflaması hatta büyük ölçüde kaybolması söz konusu olabilir. O yüzden bu ülkelerde yaşanan olaylar ve gösterilerin, kitlesel tepkilerin devam etmesi İran’ı ciddi şekilde rahatsız ediyor.

İran ve onun tarafından yönlendirilen medya organları da kendilerini rahatsız eden olaylarla karşı karşıya geldiklerinde izahını bulmakta zorluk çekmiyorlar: Dış güçler yönlendiriyor, birileri ortalığı karıştırıyor, yapılanlar provkasyondur türünden komplo teorileri. Toplumsal sebepler ve halkı meydanlara çıkmaya yönelten yanlış politikalar üzerinde durarak kendilerini veya adamlarını bir eleştiriye tabi tutma, kendi yanlışlarını görme ihtiyacı duymuyorlar. Onlara göre mutlaka dışarıdan birileri ortalığı karıştırıyor; meydanlara dökülen kalabalıklara birileri tarafından çıkar temin ediliyor.

Bu yöndeki söylemler ve komplo teorileri geçtiğimiz günlerde Lübnan’da yayın yapan ve Hizb’e yakın duran El-Ahbar gazetesinde birçok kişinin istifasına neden oldu. Başlangıçta göstericileri nispeten haklı bulan gazetenin olayların ilerlemesi ve hükümetin istifa etmek zorunda kalması üzerine komplo teorileri üretmesi, göstericilerin Beyrut’taki bazı büyükelçilikler tarafından yönlendirildikleri hatta kendilerine para verildiği yönünde iddialarda bulunması çalışanlarından bazılarını rahatsız etti ve onlar da bu söylemle birlikte gazetede çalışmaya devam edemeyeceklerini bildirerek istifa ettiklerini açıkladılar.

Lübnan’daki olaylarda kalabalıklar tepkilerini yolları kapatarak, trafiğin akışını engelleyerek ortaya koymaya çalıştılar. Ancak askerler olaylara müdahalede bulunarak yolları açmaya ve kapatmak isteyenleri engellemeye çalıştılar. Askerler her ne kadar bazı yolları açmayı başardılarsa da kalabalıkların caddelere çıkmasını ve gösteriler düzenlemelerini engelleyemediler.

Irak’taki gösterilere de güvenlik güçleri doğrudan müdahalede bulunarak şiddete başvurmaya devam etti. Burada güvenlik görevlilerinin sert müdahaleleri yüzünden şimdiye kadar hayatlarını kaybedenlerin sayısının 300’e yaklaştığı haberlerde dile getirildi. Ayrıca çok sayıda yaralanan oldu. Eylemler ve gösteriler genellikle sosyal medya üzerinden organize edildiği için internet erişiminin engellenmesine çalışılıyor. Fakat internet erişiminin engellenmesinin muhalif kitlelerin organizasyonunu engellemeye yetmeyeceği tahmin ediliyor. Nitekim Irak’ta internet erişiminin engellenmesi olayları durdurmak için yeterli olmadı ve göstericiler yine bir şekilde koordine olarak meydanlara çıkmaya, gösteriler düzenlemeye devam ettiler.

Lübnan’da hükümet istifa etti ancak Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi herhangi bir alternatif formül bulunamadığı sürece görevinden istifa etmeyeceğini açıkladı.

Irak’taki göstericilerin zaman zaman İran karşıtı sloganlar atmaları ve İran’ın diplomatik temsilciliklerinin bulunduğu binaların önünde özellikle gösteriler düzenlemeleri aynı zamanda bu ülkenin kendi ülkeleriyle ilgili politikalarına da tepkili olduklarını ifade etmeye çalıştıklarını gösteriyor. Öldürülenlerden bazıları da İran konsoloslukları çevresindeki müdahalelerde mermilere hedef olanlar.

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
356 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...