logo

21 Mart 2019

Akit TV’de patlayan şey


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Sandıkta patlasın diye millet ha babam doldurulurken, dikkat edin sokakta patlamasın diye uyarmamış mıydım?

Neyse ki ekranda patladı, sabrı dışarı taşırmadı henüz dolduruşlar.

Muhalefet partilerine karşı halkı kin ve düşmanlıkla doldurmanın seçim kazanmaya faydası dokunabilir. Ama sakıncalarını görmezden gelebilir miyiz?

İşte biri karşımızda duruyor, barut fıçısıyla oynamak gibi bir fecaat…

Siyasi muhalefete karşı seçim mücadelesini terörle mücadele gibi yürütmenin, kontrol dışına çıkma tehlikesi her zaman vardı.

Sandığa saklanmasını istediğiniz öfke, size rağmen orada kalmayabiliyor. Körüklendiğinde, infial ve galeyanın nasıl zıvanadan çıkabileceği bilfiil sergilenmiş de oldu.

Akit TV muhabiri Mehmet Özmen’in, müzeye dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi’ndeki idam şovundan bahsediyorum. Millet, Kemal Kılıçdaroğlu’nun idamını istiyor diye yayın yapmıştı ya…

Münferit bir şuursuzluk diyen de, alışılageldik bir provokatiflik olarak değerlendiren de, dikkat çekme lümpenliği gibi gören de var.

Ama reyting maymunluğuyla açıklanabilir mi, hayret avcılığına indirgenebilir mi böyle korkunç bir densizlik?

Yıpratma propagandalarının, itibarsızlaştırma taktiklerinin bizi nereye doğru sürüklediğine dair alarm zilleri çalmalıyken…Bu dehşetengiz azgınlık karşısında irkilmek yerine, hala hafifletici nedenler arayıp önemsizleştirenlere rastlanabiliyor fakat.

‘Biz nerede yanlış yapıyoruz’ demektense hemen başladı medyadaki tribün amigoları, bilerek muhalefetin eline koz vermeye çalışıldığı suçlamasını yaymaya.

Gözdeleri olmasın mı bir anda kripto hain şüphelisi, yemesin mi ‘içimizdeki Brütüs’ damgasını, mimleme makinesiyken alaminüt mimlenmesin mi hemen!..

Muhbirlikten geçinen de planlı ihanetten ihbar edilerek yargının ve linç kalabalıklarının önüne atılmanın ne olduğunu öğrendi bu arada gerçi. Bizzat ‘dava’ arkadaşları bile yargıyı harekete geçmeye çağırdı. Ve savcılık, tehdit suçundan soruşturma açtı hakkında.

Bir kurban vermek, bir militanı feda etmek, buraya nasıl geldiğimiz sorusundan kurtulmaya yeter sanki. Ne uğursuz gaflet ve aymazlık…

Doğru soruyu sormayan, o arkadaşın bu ilhamı nereden aldığıyla yüzleşmeyen, içine düştüğü gerçekliğe uyanabilir mi?

Bu arkadaşın kabahati, taktik icabı söylenenleri ciddiye almaktan ibaret olmasın?

Öyle ya, demokratik muhalefetle yarış değil de azılı bir terör çetesine karşı vatanı savunduğunuza inanıyorsanız, hızınızı alamayıp ‘ne güne duruyoruz, asalım gitsin’ noktasına zıplamaz mısınız?

“Türk kamuoyu, PKK ve FETÖ terör örgütüne de yandaşlık yapan, kol kanat geren, bağrında besleyen örneğin Kemal Kılıçdaroğlu gibi bazı hainlerin de işte bu darağacında asılmasını, idam edilmesini bekliyor diye düşünüyorum” demekten sizi ne alıkoyabilir ki?

Seçmen kızıştırma cazgırlığını infaz çığırtkanlığıyla karıştıranlar, hain avına çıkabiliyor sonuçta böyle.

Dileyelim de ateşle dans bu zıpçıktı gayretkeşliğiyle kalsın.

(KARAR)

Etiketler: » » » » » » » » »
Share
638 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...